Şifalı Bitkiler Hakkında Bilmediklerimiz..

 
 

Şifalı Bitkiler Hakkında Bilmediklerimiz..
1). Bitkileri ıhlamur gibi kaynatıp balla tatlandırarak içiniz. Fokur fokur uzun süre kaynatmayınız. Sıcak suda akşamdan sabaha kadar bekletin, sıcak-soğuk tavsiyeye göre içiniz.
2). Devamlı kullandığınız marul, soğan, roka, ceviz vs. gıdaların yan tesirine ve telafilerini gözönünde bulundurun, çok önemlidir.
3). Bitkilerle tedavi, yan tesirini ve telâfisini bilince çok yönlü ve ucuz tedavi şeklidir. Yalnız uzun süre kullanmak gerekebilir.
4). Usaresi (özü) acı olan bitkiler şifalıdır.
5). Usaresi (özü) ekşi olan bitkiler (limon gibi) kabızlık yapıcı ve kan temizleyicidir.
6). Çoğu bitki ve meyvelerin yan tesirini yine aynı bitkinin kendisinin başka yeriyle telâfisi Allah’ın (cc) kudret ve azametinin bir delilidir. Sineğin bir kanadı zehir, diğer kanadı panzehir, fındık sivilce ve kaşıntı yapıyor, yaprağı önlüyor, kayısı ishal yapıyor, çekirdeğinin içi ishali önlüyor.
7). Meyvelerin (Kayısı, incir, şeftali gibi) hazmı kolaylaştırma etkisi, kuru bitkilerden daha fazladır.

8). Bir bitki içilerek bir hastalığı tedavi ediyorsa, sürülerek de aynı hastalığa faydası vardır. Bir bitki sürülerek bir hastalığı tedavi ediyorsa, içten (yenerek-içerek) aynı bitkiyle tedaviyi de uygulamak gerekir. (Sarımsak yağı romatizmaya faydalıdır, sarımsak yemek daha çok faydalıdır.) Bazı zehirli bitkilerin yenmesi zararlıdır.
9). Nohut, mercimek, fasulye, pirinç, gibi baklagillerin suları iyi temizleyicidir. Islatılıp bekletildikten sonra çamaşır makinasına konursa bu sular beyazlatıcı görevi yapar. Sirke çamaşır makinasına yıkama esnasında konursa çamaşırları dezenfekte eder.
10). Eğer bitkiyi kendiniz topladınızsa, mutlaka gölgede kurutun.
11). Çoğu yaş bitkiler kurusundan daha tesirlidir.
12). Kitabı okuyup da, şu hastalığa şu, şu bitki iyi geliyor diye not alıp 10-20 çeşit bitkiyi karıştırıp kafanıza göre terkip yapmayın, çünkü karışım çoğaldıkça, bitkilerin tesir gücü azalıyor ya da kayboluyor. Bitkilere şifayı veren, bitkilerde mevcut olan kimyasal elementlerdir, bunlar birbiriyle fazla tepkimeye girince farklı bir kimyasal bağ oluşuyor.
13). Tedaviyi, iyi bildiğiniz, severek yiyip içtiğiniz, evinizde ve manavda bulunan temel meyve, hububat ve sebzelerle uygulayın. Eğer dikkatlice bunları incelerseniz çoğu hastalıklar şifa olarak, salata olarak yediğimiz bitkilerle tedavi edilebilir, biz size sadece yol gösterdik. Un var, şeker var, helva yapmasını tarif ettik.
14). Bir bitki ya da meyve size dukunuyorsa, çok da seviyorsanız, mutlaka telâfısiyle beraber kullanın. Atin Ölümü arpadan olsun zihniyetinden vazgeçin.
15). Bal, çörek otu, misvak, incir, hurma, sarmısak gibi tıbbı nebevide tavsiye edilen bölümleri iyi okuyun ve yerken “Resûlullah (sav) Efendimiz tavsiye ettiği için yiyorum” diye yiyin. Bunlar, tabiplerin tabibi Efendimiz (sav) tarafından seçilmiş çok yönlü şifa verici, Allah’ın kullarına ihsan ettiği nimetlerdir. Hem şifa, hem gıda, hem sünnet sevabı kazanmak için buyrun afiyet olsun.
16). Her işte olduğu gibi bitkilerle tedavide de “amellerin hayırlısı orta olandır”, “amellerin hayırlısı az ve devamlı olanıdır” hadislerinin ışığı altında az fakat uzun süre kullanımı tercih edin. Ne olacaksa olsun deyip çok kısa sürede çok fazla tedavi uygulamak beden makinasının sistemini bozar. “Kütük gibi kısa ve kalın olmak yerine, ince ve uzun olmak daha iyidir.”
17). Önce hastalığınızın mahrecini, nereden kaynaklandığını iyi tespit edin. Ondan sonra ona uygun bitkiyi deneyip tedaviye devam edin.
18). Batı’da doktorlar tarafından önce bitkisel tedavi tavsiye edildiğini, bir gün tüm dünyada bu sisteme geçileceği gerçeğini aklınızda bulundurun.
19). Bitkilerle ilgili Hadis-i Şeriflere uydurma diyenlere, Resûlullah (sav) Efendimizin melek olmadığını, onun da bedeni olduğunu, yiyip-içtiğini ve irtihal ettiğini hatırlatın.
20). Baldıran gibi zehirli otlardan uzak durun, çocuklarınıza zehirli olduğunu tembih edin, köylerde birçok çocuk bu otu yediğinden Ölmüştür. Socrates hakkında verilen idam cezası, baldıran içirilerek infaz edilmiştir.
21). Bazı kitaplarda, Batı’dan direkt tercüme olduğu için bitkilerin alkolde bekletilip içilmesi önerilmektedir. Alkolün çözücü özelliği olduğundan mıdır? Yoksa haramı şifa kabında sunup içirmek için midir bilemiyoruz. “Alkol, bitkinin olan şifasını da alır, içene sarhoşluk kalır.”
22). Allah (cc), şifa verdiği hastalığın sırrını bitkide belirtmiştir. Bu bazısında çok bariz (ceviz beyin şeklinde), bazısında rumuzlu, (dulavrat otu pıtrağı sakal bölünmesine karşı) bazen de tadında, kokusunda veya renginde (san olgun salatalık sanlığa karşı) hastalığın şifası gizlidir. Rabbim kâinatı zaten Kitabullah olarak yaratmış. Kuran-ı Kerim’de de “Siz, hiç göğe, deveye bakmaz mısınız; nasıl yaratıldı?” diye bize kâinatı ibret nazarıyla incelememiz emredilmiştir. İbrahim (as), Halik-ı Zülcelâli, Kitabullah olan kâinatı incelerken bulmamış mıydı?
23). Bu bağlamda bütün diken familyaları (türleri) ucu sivri, iğne gibi olduğundan, tıkanıklık çözücü, idrar söktürücü ve özellikle karaciğer tıkanıklıklarını çözücü, karaciğeri güçlendirici diyebiliriz.
24). Özellikle yabani hayvanlar Allah’ın (cc) ilhamı ile (iç güdüleriyle) hastalandıklarında kendileri hastalıklarına deva olan otu bulurlar. Yılan, kış uykusundan uyanınca, rezeneye gözlerini sürter. Ehilleşmiş hayvanlarda bu içgüdü körelmiştir. Allah (cc), ehilleşmiş hayvanın sorumluluğunu da sahibi olan insana yüklemiştir. Yabani hayvanlar takip edilerek (ciddi bir çalışma ile) otların şifası tespit edilebilir.
25). İçinde sümüksü madde bulunan bitkiler, (ıhlamur, keten tohumu, sinirli ot gibi) yara, iltihap üzerine etkilidir. Cilt temizleme Özelliğine sahiptir.
26). Bütün ağaç sakızlarının yara iyileştirici özelliği vardır.
27). Bitkilerden yeme-içme, pansuman dışında, aynı şifayı el-ayak şifalı suda yarım-1 saat bekletilerek istifade edilebilir. Çünkü parmak aralarından vücuda sirayet eder.
28). Şifalı bitkilerle hayvan hastalıkları da tedavi edilebilir. Hayvanın sevdikleri lahana-kekik-yonca-kabak, palamut vs. direkt yedirilir. Yemedikleri mürver-civanperçemi vs. yeme karıştırılıp yedirilir.
29). Anne sütünü arttıran anason-mürver-lahana- rezene vs. gıdalar, hayvanın sütünü de arttırır. Süt artırmak için her yola başvuran yem fabrikalarının dikkatine arz olunur. Anason, hayvanda, (cola gibi) alışkanlık da yapabilir. Aynı zamanda yerne rayiha (aroma) katar. Hayvanın hazım ve gaz gibi problemlerini de halleder.
30). Bebeklerin tedavisinde, anneye rahatsızlığı gideren gıdalar yedirilir. Anne sütünden çocuğa bu şifa geçer. Meselâ bebelerde sık sık görülen sarılık vakasında anne san salatalık rendesiyle bal karışımını bol bol yer, bebeye de az yedirir. Biz buna şifa içinde şifa metodu ismini uygun gördük.

--------------------------------------------------------------------------------


ACIKLAMA : Bu site deki bilgilerin hiç biri hastalıkların teşhisi veya tedavisi amacıyla yazılmamıştır. Bitkilerle yapılan tedavi sadece vücuda bir destek amacı iledir. Bir tıp doktoruna teşhis koydurmadan burada verili bilgiler ile, şikayetiniz ne olursa olsun kendi kendinizi tedavi etmeye kalkmayınız. Bitkilerin, aksi belirtilmemiş ise yan etkileri yoktur, ancak kişiye özel olarak alerji yapabilirler. Alerji durumunda uygulama kesilmelidir.


" Faydalar ı   başlığı altında anlatılanlara daha ziyade folklorik, halk arasında yaygın, nesil den nesil e çeşitli kaynaklarca aktarılmış bilgilerin birbiriyle uyumlu olanlarının bir araya getirilmesiyle derlenilmiş tarihsel miras ın toplu bir sunumu olarak bakılmalıdır.
  Tıbbi bakış tarzı   bölümünde ise yakın zamanlarda tıp ça da incelenen, araştırılan, son yıllarda önemi artan bitkilerle ilgili araştırmacıların yeni gözlem ve yorumlarını da kapsayan daha yeni bilgiler sunulmuş,   günümüzde bitkilerin sağlıkla ilişkileri   diye nitelendirilebilecek konuların daha ilmi bir açıdan değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır.

Konuların son derece kapsamlı olması, bitkilerin binlerce çeşit kimyasal ihtiva etmesi, her bitkide neredeyse 100 e yakın kimyasal madde bulunması, bunların birbirine, insan sağlığına ve beslenmelerine etkileri, çeşitli bakteri, virüs ve hastalıklar üzerine pozitif ve negatif etkilerinin tesbit edilmesi, bu kimyasalların hangi dozda ne gibi yarar ve zarar sağladığının araştırmaları daha uzun seneler sürecek araştırmalara ve tartışmalara sebep olacaktır. Yüzlerce yıllık tarihsel folklorik bilgi mirası ve ilmi araştırma sonuçlarının analizi ile uygulama neticeleri ve hepsinden öte son derece karmaşık ve kompleks yapıya sahip insan vücudunun henüz açıklanamayan gizemleri konunun tamamen aydınlanmasını belkide 20-30 yıl daha uzatacaktır.


Şu an dünyada tesbit edilebilen bitki çeşidinin 80.000 in üzerinde olduğu düşünülürse konunun ne kadar çok tartışılacağı, işin bilimsel çalışmalarının ne kadar çok zaman alacağı göz önünde tutularak konuyla ilgili fikir yürüten herkesin kesin yargılara varmadan düşüncelerini tartışmaya açmasından yanayız. Sağlıklı, bağnazlıktan uzak, gerçek ilmi bir bakış açısının insanlık için son derece de yararlı olacağı kanaatindeyiz. İşte bu kadar geniş kapsamlı bu konulara korkmadan ilgi duyan ve insanlığa yardımcı olmak amacı ile bu bilinmez okyanusta yolculuğa çıkmış bütün kişilere saygı duyuyor ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.


Vücudumuz çok kompleks bir kimyasal fabrika olup yaşam için gerekli yüzlerce kimyasalı üretmekte, gerekli miktarları depolamakta, fazlasını vezararlıları atmaktadır. Bilimin yapmaya çalıştığı bu mekanizmanın en sağlıklı şekilde nasıl çalışması gerektiğinin tesbitidir. Ancak hastalık yapan diğerbir çok canlı organizmalar ve toksik maddelerle yine canlı fakat faydalı mikroorganizmalarda bu mekanizmanın içinde rol oynamakta, henüz çok fazlakontrol edemediğimiz bir şekilde sistemin içinde yer almaktadırlar. Dolayısı ile sorun sadece sistemin işletilmesi değil vücuda sızan bu istenmeyencanlı veya cansız maddelere karşı da korunma ve yarattıkları hasar ve hastalıklarla da mücadele ederek sağlıklı yaşam dediğimiz formasyonu sağlayabilmektir.

Sistemin ana girdilerinin yüzde yüze yakın bir kısmını (besinler, gerekli kimyasallar, vitamin ve mineral diye sınıfladığımız faydalı diğer kimyasallar) bitkisel kaynaklardan ve yaşlanmayla artan vitamin, mineral, faydalı bazı kimyasal gereksinimlerimizi de tamamlayıcılardan temin edebilmekteyiz. İşte bu nedenle bu site nin temel konuları BİTKİLER-VİTAMİNLER-MİNERALLER VE YAŞLANMA altında toplanılmış ve okuyucuya, bilerek uygulama yapıldığı takdirde yaşamın bir çoklarının söyleminin aksine ürkütücü sırlar zinciri olmayıp sağlıklı ve mutlu bir yaşamın aslında insanın kendi yönetiminde olduğu anlatılmaya çalışılmıştır.

Kanaatimiz her türlü bitkisel veya hayvansal yağı en az seviyede kullanarak, bitkisel besinleri % 90 ve hayvansal gıdaları da % 10 u geçmeyecek şekilde dengeli ve bilinçli bir şekilde kullanarak çok sağlıklı bir yaşam sürülebileceği yönündedir. Bu hedefleri kendinizi aşırı kısıtlamalara sokmadan nasıl sağlayabileceğiniz konusunda gereken bilgilerin pek çoğu bu site de yer almaktadır.

 

 
 369 kez okunmuştur

 Benzer Sayfalar

 Şifalı Bitkiler Hakkında Bilmediklerimiz..
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar -A -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - B -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - C -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - Ç -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - D -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - E -
 Şifalı Bitkiler Ve Otlar - F -

 

 

 Çocuk

  Çocuk Resimleri

 

hosting