Kadın Hakları Günü, Kadın Hakları Günü Kutlamaları, Kadın Hakları Günü Önemi ve Anlamı, Kadın Hakları Günü Hakkında Genel Bilgi, Kadın Hakları Günü Ya

 Kadın hakları

 
 

kadın hakları

Kadın hakları, kadınların erkeklere eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isim.

Kadın hakları kavramı özellikle 19 yy  da büyük önem kazandı. Dünya genelinde çok çeşitli kurum ve kuruluşlar kadınların karşılaştığı sorunların ve ayrımcılıkların giderilmesi için çalışmalar yapıyor. Kadınların başlıca problemleri ise şunlar:

İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.
Dünya çapında kadınların eğitim - öğretim hakkından yoksun veya ikinci planda bırakılması.
Bir çok devletin hukuki düzenlemelerinde kadın erkek ayrımı yapılması ve bilhassa miras hukuku ve medeni hukuk düzenlemelerinde kadınlara negatif ayrımcılık uygulanması.
Dünyada birçok bölgede, kadınların eş seçme, evlilik, boşanma ve diğer temel medeni haklarının tanınmaması.
Kadınlara yönelik fiziki şiddet ve psikolojik baskının en çağdaş ülkelerde bile tam anlamıyla kırılamamış olması.

Konu başlıkları
1 Dünyada kadın
2 İş gücü olarak kadın
3 Kadına karşı şiddet
4 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
5 Seçme ve seçilme hakkı
6 Ayrıca bakınız
7 Kaynakça
8 Dipnotlar
 


 Dünyada kadın.

  Dünya  nın yüzde 49.7  si kadın. Yani kadın nüfusu 3 milyardan fazla.
Her yıl, yarım milyondan fazla kadın, gebelik ya da doğum sırasında yaşamını yitiriyor.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70  i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.
Dünyada her 3 kadından 1  i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.
Her 5 kadından 1  i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.
ABD  de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak  ta nisan 2003  ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü  nün raporlarında yer alıyor.
Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet ediliyor.
Dünya genelinde mültecilerin yüzde 80  i kadın.
Gelişmekte olan ülkelerde okur-yazar olmayan her 3 kişiden 2  si kadın.
280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1  i okuma yazma bilmiyor.
Suudi Arabistan  da kadının oy hakkı yok, araba kullanması yasak.
Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken,   namus savunması   Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella  nın ceza yasalarında yer alıyor.
İran  da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.
Şeriat  la idare edilen ülkelerde zina yapan kadının cezası recm yani taşlanarak ölüm. Erkeklere böyle bir ceza uygulanmıyor.
Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75  i kadın.
Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.

 İş gücü olarak kadın

Eğitim seviyesi arttıkça kadınların işsizlik oranının keskin bir şekilde artıyor. Yani eğitim gerektirmeyen işlerde kadınlar "ucuz iş gücü" olarak istihdam edilirken, yüksek ücretli ve statü sahibi mesleklerde iş bulmaları zorlaşıyopr.

Örneğin Türkiye  de, okuryazar olmayan 1 milyon 46 bin kadından sadece 53 bini işsiz, yani okuma yazma bilmeyen kadınlarda işsizlik oranı yüzde 1. Buna karşın, lise altı eğitim alan kadınlarda işsizlik oranı yüzde 5.8  e çıkıyor.

Lise mezunu erkeklerde işsizlik yüzde 12.2  yken, aynı oran kadınlarda yüzde 25.3. Üniversite mezunu erkeklerin sadece yüzde 9.3  ü işsizken, üniversite mezunu kadınlarda işsizlik oranı yüzde 18.1  e ulaşıyor.

İşsiz erkekler arasında ilk kez iş arayanların oranı yüzde 19.9 olurken, işsiz kadınlar arasında ilk kez iş arayanların oranı yüzde 39.9. Bu veriler, kadınların giderek daha fazla oranda çalışma hayatında yeraldığını ortaya koyuyor


 Kadına karşı şiddet 

Dayak sonucu yoğun bakıma alınmış bir kadınDünya kadınlarının 3  te 1  i evde şiddete maruz kalıyor. Bu şiddetin kaynağı genellikle eş veya sevgili oluyor.

Türkiye  de kadına karşı şiddet oranı gelişmiş devletlere oranla oldukça yüksek. Özellikle varoşlarda şiddete maruz kalan kadınların oranı %97  lere kadar çıkıyor.

Gelişmekte olan bazı ülkelerde namus cinayetleri halen işleniyor ve normal kabul ediliyor. Namus cinayetleri özellikle güney Asya ve Ortadoğu ülkelerinin kabile hayatı süren toplumlarında yaygın. Namus cinayeti genellikle İslam ile özdeşleştirilse de özellikle Arap ülkelerindeki bazı Dürzi ve Hristiyan toplumlarında da namus cinayetlerine rastlanıyor. Namus cinayetleri en başta zina nedeniyle işlenirken, evlenmek istemeyen ya da boşanmak isteyen, hatta tecavüze uğrayan kadınlar da eşleri veya akrabaları tarafından öldürülebiliyorlar. Bu toplumlarda kadına hak görülen zulüm ve cezalar aynı "kabahati" işleyen erkeklere uygulanmıyor.


 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 

Ana madde: Dünya Kadınlar Günü
1857 yılında, ABD  de dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam isteğiyle, eşitsizliğe ve ayrımcılığa, uzun ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadeleye başladıkları 8 Mart, ilerleyen süreçte, tüm dünya kadınlarının kutladığı bir gün haline geldi.
1857’den beri dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bu gün 1977 yılındaki Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın Hakları ve Uluslararası Barış günü olarak kararlaştırılmış ve kadınların haklarının verilmesinin dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Böylece 8 mart Birleşmiş Milletler  e üye ülkelerde   Uluslararası Kadın Günü   olarak kutlanmaya başladı.
8 mart, 19  uncu yüzyılın sonlarından bu yana kadınların talep ve özlemlerini dile getirmedeki kararlılıklarını sergiledikleri ve bu güne dek hiç de küçümsenmeyecek haklar elde ettikleri bir gün oldu.
Kadınların daha eşit ve daha yaşanılır dünya için başlattığı mücadele, toplumların her kesiminde yankısını bulbuldu ve destek gördü.
Günümüzde uluslararası insan hakları belgelerinde her insanın eşit ve özgür doğduğu, herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde sahip olduğu ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın kabul edilemezliği ilkeleri benimsendi.


 Seçme ve seçilme hakkı 

 19. yüzyılın sonlarında kadınların oy verme hakkına kavuşabilmesi konusu kadın hakları hareketi için önemli bir aşama temsil etmiştir.

Yeni Zellanda  da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında, seçilme hakkı 1918  de verilmiştir. Bu yasa tüm ırktan kadınları kapsar.
1902  de Avusturalya  da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.
1906 yılında Finlandiya kadın vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. O yıllarda Rusya büyük çarlığına bağlı bir düklük olan Finlandiya, dünyada ilk kadın milletvekillerinin meclise girdigi ülke ünvanını da taşir. 1907 yılında 19 kadın milletvekili meclise girmeyi başarmıştır.
Norveç 1913  te, Danimarka ve o zaman Danimarka  ya bağlı olan Izlanda da 1915  de kadınlara oy hakkı vermiştir.
Kanada  da Quebec bölgesi hariç, kadınlar 1917  de seçme ve 1920  de seçilme hakkı elde ederken, Quebec  de kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1940 yılında verilmiştir.
1917  de Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerinden bir kısmında da kadınlar seçme ve seçilme hakkı elde etmişlerdir. Bu hak 1918 yılı genel seçimlerinde ilk defa kullanılmıştır.
12 Kasım 1918  de Avusturya kadınlarına oy hakkı vermiş, onu takip eden günlerde 30 Kasım 1918  de Almanya  da kadınların seçme ve seçilme hakkı yasayla garantilenmiş ve 19 Ocak 1919 seçimlerinde kadınlar ilk defa oy kullanmıştir.
Amerika Birleşik Devletleri  nde 1920 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği ile ülke genelinde kadınlara oy verme hakkı tanınmış, Kasım 1920  de kadınlar ilk parlemento seçimlerine katılmışlardır.[4]
1918 yılında 30 yaşının üstünde olup, bazı özel durumlarda oy kullanabilme hakkını elde etmiş olan, Birleşik Krallık kadınları için tam oy hakkı 1928 yılında sağlanmıştır [4].
Güney Afrika Cumhuriyeti ırklarlarına göre kadınlara 1930  da beyaz ırka, 1984  de Hint ırkına , 1994  de de siyah ırka, oy hakkı tanımıştır.
Türkiye  de kadınlar 20 Mart 1930  da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı kazandılar. 1933  te Köy Kanunu  nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına ise 5 Aralık1934  te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935  de ilk defa meclis seçimlerine katılan türk kadınları mecliste 17 sandalye elde ettiler. [5]
Fransa  da 4 Ekim 1944  de yapılan yasa değişikliğiyle kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. 29 Nisan 1945  te ilk defa belediye seçimlerine katılan kadınlar 21 Ekim 1945  te de ilk defa parlemento seçimlerinde oy kullandılar.
1925  de belediye seçimlerinde oy kullanmaya başlayan İtalyan kadınları 1946  da ilk genel seçimlere katıldılar.
Brezilya  da 1934  de, Filipinler  de 1937  de, Arjantin ve Meksika  da 1946  da, Japonya  da 1945  te, Çin  de 1947  de, Liberya  da 1947  de, Uganda  da 1958  de ve Nijerya  da 1960  da kadınlar oy verme hakkına sahip oldular.[4]
İsviçre  de kadınların seçme ve seçilme hakkıni elde etmesi 7 Şubat 1971  de gerçekleşirken İsviçre  ye bağlı Appenzell kantonunda ise 1990  ı bulmuştur

 
 106 kez okunmuştur

 Benzer Sayfalar

 Kadın hakları
 10 Adımda Daha İyi Bir Seks SEX
 Selülit Nedir ? Nasıl Oluşur ? Nasıl Tedavi Edilir ?
 Bir Haftada Üç Kilo
 Dondurma Diyeti
 İsveç diyeti
 Montıgnag diyeti
 South Beach Diyeti

 

 

 Çocuk

  Çocuk Resimleri

 

hosting