Dünya AİDS i kötü bir şekilde tanıdı. Önce eşcinsel hastalığı sanıldı sonra öyle olmadığı, her iki cins İçin de eşit oranda tehlike bulunduğu anlaşıldı. Kadın erkek oranı eşitlendi. 2007 yılına ait rakamlara göre tüm dünya üzerinde 33.2 milyon kişi AlDS li. Hala Türkiye de AİDS taşıyıcısı diye bir kavram var ama öyle bir gerçeklik yok. Yani AİDS mikrobunu aldıysanız hastasınız demektir...
"Sevgilim, ben AİDS oldum"
Sevgiliniz size AlDS liyim dediğinde tepkiniz ne olurdu, hiç düşündünüz mü? Böyle bir sorunun hayatınızın orta yerinde durduğunu düşünmek bile yeterince kötü? Çünkü dünyanın son 20 yıldır tanıdığı en kötü hastalıklardan biri ve neredeyse hepimiz bunun bize yakın bir yerlerde dolaştığını kabul etmek İstemiyoruz. Muhtemelen AİDS le karşılaşan şanssızlarda bunu düşünüyordu bir zamanlar. Çünkü bu hastalığı bilmiyoruz
ve belki de bilmek de istemiyoruz. Böyle iyiyiz... Bengi Semerci Enstitüsünün kurucusu Prof. Dr. Psikiyatr Bengi Semerci AİDS araştırmaları konusunda çalışan önemli isimlerden biri ve bu konuda söyledikleri epeyce düşündürücü; "Türkiye de hiç kimse bu hastalık hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Üstelik öyle bir hava var ki sanki AİDS masallardaki uzak diyarlardan birinde yaşanan korkunç bir felaketten ibaret ve bizim başımıza gelme ihtimali neredeyse yok gibi bir algı var toplumumuzda." Fakat gerçek hiç de öyle değil. Eğer sizin ya da partnerinizin birden fazla cinsel ilişkisi olduysa hele ki korunma yöntemlerini pek ciddiye almıyorsanız ne yazık ki öyle ya da böyle AİDS olma ihtimalini aklınıza getirmeli ve kontrol yaptırmalısınız. Çünkü hiç ummadığınız bir anda sevgiliniz aslında AİDS olduğunu söyleyebilir ya da bu itirafı bizzat siz yapmak zorunda kalabilirsiniz.
"AİDS in bize Kaf Dağı nın ardı kadar uzak olduğun düşünüyoruz ama o kapımızın önünde artık"
Eğer AlDS li olduğunuzu öğrendiyseniz
Prof. Dr. Bengi Semerci ye göre hastalığın korkutucu olması nedeniyle bu açıklamak bir çok insanın sizinle ilişki kurmaktan kaçınmasına neden olacaktır. Çünkü hastalık cinsel yolla ve direkt kan yoluyla bulaşıyor.
Aynı eşyayı kullanarak ya da aynı ortamda bulunarak bulaşan bir hastalık olamasa da bu durumu pek değiştirmiyor. Fakat Semerci ye göre yine de dürüst olmak önemli bir avantaj. Çünkü hastalığınızı açıkça ifade ettiğinizde eğer bir ilişki olacaksa, sağlam temeller üzerine kuruluyor ve her iki taraf da alması gereken tedbirler ve kendilerini bekleyen sıkıntılardan haberdar oluyor. İlişki olmasa bile böyle bir açıklama karşı tarafta güven duygusu yarattığı için o kişiyi bir arkadaş olarak kaybetme ihtimali en aza iniyor. Bu çok önemli. Çünkü özellikle AİDS hastaları toplum tarafından hatta aileleri tarafından bile terk edilebiliyor. Yalnız kalmamak için kendinize ve çevrenize karşı dürüst olmanız çok önemli.
İlişki sürerken açıklarsanız...
Eğer ilişki sürerken bu sorun sevgiliye açıklanırsa ilk tepki genelde büyük bir öfke oluyor. Akla gelen ilk şey sevgilinin ya da eşin bir kaçamak yaptığı ve dolayısıyla cinsel yolla bulaştığı için bu hastalığı aldığı oluyor. Bütün dünyanın AİDS için söylediği çok önemli bir şey şu: zevkle satın alınan tek ölüm AİDS. Prof. Dr. Semerci ye göre hastalığın yarattığı karabasana bir de aldatılma düşüncesi eklendiğinde tam bir hezeyan yaşanıyor. Bu tarz vakalarda genellikle yalan söyleyen taraf çevresi tarafından dışlanıyor ve genellikle ölümünde bile yalnız bırakılıyor. Bu kabusu yaşamamanın tek yolu ise şimdilik sadece korunmak ve düzenli olarak AİDS testi yaptırmak.
Rakamlarla AİDS
Dünya genelinde 24 yılda 25 milyon kişi AİDS nedeniyle öldü.
37,2 milyonu 15-49 yaşındakiler, 2,3 milyonu yaşı 15in altında olmak üzere 39,5 milyon kişi HIV virüsü taşıyor.
HIV taşıyan yetişkinlerin 17,7 milyonu kadın.
2006 yılında Dünya genelinde 2,9 milyon kişi AİDS ten öldü. Bunların 2,6 milyonu yetişkin, 380 bini çocuktu.
Türkiye de de 72 ilde AİDS vakası ve taşıyıcısı va r. Sağlık Bakanlığı na göre enfekte olanların yüzde 52 si hastalığı korunmasız cinsel ilişki yoluyla, özellikle de heteroseksüel ilişkiden kaptı.
Türkiye de AlDS lilerin yüzde 69 unu erkekler oluşturuyor ancak kadınlar arasında da artış gösteriyor. Enfeksiyondan en fazla etkilenen nüfus ise 25-39 yaş grubu.